| 4777 |
| |
| jakal_07 |
| hakan |
| Erkek |
| 1.1.1982 neptünyusa giderken jüpiteri geçince solda |
| Türkiyede Oturmuyorum / Zambiya |
| |
| platonik |
|
haftada iki kere marsa gidiyorum ara sirada neptüne kaymaya giderim bazen jüpitere halamgile girder çay içeriz... devami yarin
|
|
 |
 |
seker |
| (SEREFSIZLER ALEMINDE.. ) |
|
|
 |
 |
ZAMAN |
| (KIM BU GÖZLERINDE KI.. ) |
|
|
|
|
|
|
|
ZAMAN (KIM BU GÖZLERINDE KI.. ) |
01.02.2007 19:20:19 |
Ömür Boy Susuyorum
Yüreğini baharda beklerken; Sen, rüzgarı koynuna alarak gitmiştin. Ben bir ömre sığdırmazken aşkı; Yeminlerini ıslak yağmurda kurutup Anılarımızı kibritsiz yakarak gitmiştin.
Giderken söyleyemediğim , Tek bir cümle için yollara düştüm. Hep seni aradım ıssız köşelerde. Yağan yağmura kafa tutacak, Yalnızlığımı nefesimde yakacak, Cüretkâr bir yangın aradım durdum içimde...
Son cümlemi söylemek için, Uçurumlara düştüm sisli gecelerde. Umutlarımı duvarlara çarpacak , Seni seven kalbimi yakacak oldum. Ama ..ateşi saklayan dağ gibi sustum. Karanlığı besleyen bir çığ gibi, Yutkundum içimde kanayan çığlıkları. Çünkü, ömür boyu susacak kadar Seviyordum seni.
Rüzgar ince ince okşardı terli sırtımı. Fırtınalar ise usul usul ovardı kanayan yaramı. Sabrımı sınıyordu kanlı pusular. Belki de bu sabrım yetmeyecekti Sana kavuşmama...
Pes etmedim yalnızlığına. Ve kaybolsam bir an yollarında; Tanıdık bir ayaz aradım durdum. Güneşe mevzilenmiş sabahın koynunda.
Dizlerimin feri kalmadı karanlıklarında. Tükettim yollarında çocuksu düşlerimi. Son nefesimde söylüyorum artık. Sana ıslanmış birkaç cümleyi.....
“ Gökkuşağında yaşamak için, İliklerine kadar ıslanmak gerekirmiş.”
Seni yaşamak, Her nefesine ölümü sığdırıp İki gülüşünle hayata bakabilmekmiş...
Ve şimdi ben, ömür boyu susuyorum. ………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………YELİZ…………………………………………………………………..
|
|
ZAMAN (KIM BU GÖZLERINDE KI.. ) |
04.03.2007 15:16:41 |
slm yine ben biraz fazla oluyorm galiba????????????
|
|
ZAMAN (KIM BU GÖZLERINDE KI.. ) |
05.03.2007 17:45:08 |
GÖZLERİN ÇAĞIRIYOR BENİ
Eflatun sular süzülüyor aynalardan Damlacıklarında hicranlı yüzün Ben kapıları aldatıyorum gün be gün Sen pencereleri Ben denizlere bakarak martılara yalanlar söylüyorum Sen gemilere Sonra liman bilmez korsanlara terk edip Issız adalara sürüyorsun dizelerimi Gitmek istiyorum çakıp da kaybolan şimşekler gibi Gel gör ki, önümde hatıralar mahzeni Parmak uçlarımda paslı çiviler Bütün zindanları yıkarak birer birer Gözlerin çağırıyor beni
Gözlerin en soylu atların koştuğu bir bahar gezegeni Çeşmelerin bakınca gülümsediği Irgatların göklere yöneldiği Latince bilenlerin nergis akşamlarında Göllere meydan okuyup Kıyısında şarkılar dinlediği Tutkular değirmeni
İnciterek aşk kitaplığındaki bütün harfleri Kirpiklerinde efsane şairlerin mağrur kalemleri Gözlerin çağırıyor beni Kaşlarının cilveli bir ahu gibi Ömrümüze düştüğü günden beri Köleleri ağlattın ey sevda semenderi
Adı konulmamış yıldızlardan koparak Vadilerde biriken yalnızlığım Kalbimi avuçlarına almış Tutuyor sana doğru
Çölde bir kuyuya mı bırakayım ellerimi Geceye otağ mı kurayım buzullar ortasında Ne yapayım bilmiyorum ey acılar bedesteni Biraz ateş ve hüzün Biraz köpük ve leylak Gözlerin çağırıyor beni
Gittim son ışığından bakışlarının Kırdım kanatlarını bin bir gece masallarında Zümrüdüanka kuşlarının Şimdi nasıl da yürüyorum dağlara karşı farkında mısın Umursamıyorum boğazımda düğümlenen yolları Bulutları susturuyorsun söylemesinler diye Turnaların toprağa dökülen eşsiz definelerini Damıt kalbini kuşkulu yokuşlardan Kurtul karanlığından fotoğrafların Her köşede ısırgan edalı kan evleri Her menzilde leylayı küçümseyen kaktüsler Ne seni görüyorum hayatın boşluğunda Ne de son anlarında resmini büyütüyor Yokluğunla savaşan intihar temrinleri
Gizlenme ardına fesleğenlerin Bahaneden bıkmıştır bezirganlar, mevsimler Yüzeyde ve sancılı haykırışlar uğruna Derinden ve telaşsız bir uyanıştır şiir Bu yüzden zehre batmış urganlar gül kokulu Bu yüzden gözlerine ayarlıdır saatler
O öpüp okşadığın yaprak akkorsa şimdi Kim bilir hangi zaman gönlüme uğramıştır Kollarına aldığın mutluluk servileri Bana dokunduğunda sessizce ağlamıştır Simyası bozulduysa dilimin, kelimeler Bir volkandan geriye kalan ırmaklar gibi Bilinmez ki nereden akmıştır yüreğime
Geçerek en azılı köprülerden, duraksız Varmak için sevdanın tükendiği ülkeye Duygularına ölüm yüklüyorum ömrümün Yaklaştığım her sahil tutuyor ellerimi mor bir yangın, hercai dalgalar, kum taneleri Çakallar iniyor dağlardan apansız Ardımsıra gölgeler, gökkuşağı Rengarenk uçurtmalar gibi kaplıyor göklerimi Gözlerin çağırıyor beni
Oysa ben hiç görmedim dünyada gözlerini Takılmadım engellerine nilüfer bakışlarının Bir ses beklediysem yankılansın diye evrenimde Kalbinden benim adıma Sevdalı bir vuruşun özlemiydi süsleyen Sokaklarımı, şehirlerimi Gözlerin çağırsa da beni Çağırmadan kalbin çatlayan gözlerimi Görmeden ellerinde hangi toprakların yayılıp Hangi tohumların yeşerdiğini Tutunmayacağım zamana dilenci gibi Hala uzaklardan işaret parmağıyla Gözlerin çağırsa da beni Gidiyorum; adımlarım yaz kurdu, güz kefeni daha gözlerini göremedk beyfendi ama OLSN BÖYLESİ DAHA İİ.................
|
|
ZAMAN (KIM BU GÖZLERINDE KI.. ) |
05.03.2007 17:51:32 |
UZAYLI................
)
|
|
burçak (yok öle bisi...:).. ) |
23.03.2007 21:13:59 |
nası yanee kimden iki tane var kie...
|
|
|
Kullanım Sözleşmesi
|
|