Bindiği dalı keser

Hoca merhum, bir gün, bir ağaç keserken, yolcunun biri görür:
“Hey, babalık, bindiğin dalı kesme, sonra karışmam ha!” diye seslenir ama, Hoca’nın bir kulağından girer, bir kulağından çıkar; bir, bir daha indirir baltasını. Derken, dal kırılır, gelir, Hoca da boylu boyunca serlir yere. Gayri yarayı, bereyi, düşünen kim! Hemen koşar adamın arkasından:
“Yahu, sen benim düşeceğimi bildin, öleceğimi de bilirsin; gel, deyiver, Allah aşkına!” diye, adamın yakasına sarılır. Adamcağız ne desin, yakasını hocanın elinden kurtarmak için:
“Bunu bilmeyecek ne var! Şu bindiğin eşek bir yellenirse, canın ağzına gelir; bir daha yellendi mi, canın çıkar vesselam!” deyip, yürüyüverir.
Hoca, odununu yükler, evin yolunu tutar ama, eşek bu, yokuş yukarı bir eşeklik etmez mi, canı burasına gelir Hoca’nın, körolasıca, bir daha o eşekliği yapmaz mı! Hoca’nın iflahı tükenir, yıkılıverir yere. Duyup gelenler, bir iki ah, vah’tan sonra, cenazesini evine kaldıracak olurlar. Çamur, çaylak bir yerden geçerken, “Buradan mı **ürsek şuradan mı **ürsek?” diye hesap, kitap ettiklerini duyunca, Hoca, tabuttan başını uzatır:
“Vallahi, der; ben sağ iken su yoldan gelir giderdim ama, gene de siz bilirsiniz.!”
Bu Fıkra 46837 Kere Okundu.
Rastgele Fıkralar
3797 kez okundu
243 kez okundu
199 kez okundu
214 kez okundu
353 kez okundu
18694 kez okundu
185 kez okundu
Rastgele Videolar
Kızdan erkeğe osmanlı tokadı!
1 yıl 48 dk önce eklendi
649 kez izlendi
Türk Genci Ev Taşımaya Kalkarsa..
1 yıl 13 dk önce eklendi
656 kez izlendi
Şekilden Şekile Girebilen Satyr Tragopan Sülünü
1 yıl 23 dk önce eklendi
186 kez izlendi